Skip to content
Home » HANEFÎ MEZHEBİ pdf indirin

HANEFÎ MEZHEBİ pdf indirin

HANEFÎ MEZHEBİ
📘 Kitap başlığı: Hanefi Mezhebi
👤 Yazar:
🖨️ Kitap Sayısı:4040
🌐 Dil:Türkçe
👁️ Görünümleri:

 49 total views,  1 views today

📥 PDF Doğrudanİndirme için tıklayın
🛒 Satın alKağıt Kapak için

Hanefî Mezhebi- Dört büyük Sünnî fıkıh mezhebinden biri

HANEFÎ MEZHEBİ

Kuruluşu ve yayılması

Hanefî mezhebinin doğuşunun Ebû Hanîfe’den önce Irak bölgesinde ortaya çıkan re’y ekolüyle (ehl-i re’y) sıkı bir bağlantısı vardır. Kûfe şehrinin Hz. Ömer devrinden itibaren giderek artan bir hızla ilim ve kültür merkezi hüviyetini kazanmasında şüphesiz en büyük pay, başta Abdullah b. Mes‘ûd ve Hz. Ali olmak üzere buraya yerleşen 1500 civarında sahâbîye aittir.

 Bölgede sahâbenin öğretimini başlattığı Kur’an ve hadis bilgisi, hocatalebe münasebetine dayanan ve giderek genişleyen ilmî halkalarla sonraki nesillere aktarılmış, yeni nesiller tarafından farklı üslûplarla da olsa re’y ve ictihadla zenginleştirilerek devam ettirilmiştir. Bölgede oluşan fıkhî gelenek ve anlayışın, tâbiîn dönemi fakihlerinden İbrâhim en-Nehaî’den (ö. 96/714) itibaren “Irak fıkhı” (Irak ekolü) olarakanılması ve Medine merkezli Hicaz fıkhına (ehl-i hadîs) alternatif bir ekol olarak görülmeye başlanması (İbn Abdülber, II, 158) böyle bir gelişmenin sonucudur.

Hatta mensuplarının çoğunluğu Hicaz (Medine) bölgesinde bulunan hadis ekolünün ehl-i re’ye muhalefetinin ve iki farklı temayüle mensup fakihler arasındaki fıkhî tartışmaların ehl-i re’yin ekolleşme sürecini hızlandırdığı söylenebilir. Hadis ve re’y ekolleri arasındaki ihtilâfın sadece hocatalebe, muhit, rivayet geleneği ve malzeme farklılığından doğan bir gruplaşmadan ibaret olmayıp metot ve prensip itibariyle de aralarında bazı temel tercih farklılıklarının bulunduğu görülür.

 Irak fıkıh ekolünde oluşumun ilk dönemlerinden itibaren göze çarpan en bariz özellik, müslümanların o gün için karşılaştıkları veya çözümünü merak ettikleri meselelere Kur’an ve Sünnet’e dayalı bilginin re’y ve ictihadla zenginleştirilmesi suretiyle cevap aranması, farazî fıkha ve kıyas, istidlâl gibi isimlerle anılan aklî muhakeme ile dinî bilgi ve hüküm üretme usulüne nasların izin verdiğiölçüde ağırlık verilmesi olmuştur.

Hanefî fıkhının da hareket noktasını teşkil eden bu geleneğin oluşmasında, hocatalebe ilişkisi içinde devralınan ilmî metot ve geleneğin payı kadar bölgenin kendine has şartlarının etkisi de vardır.

Emevîler döneminde birçok farklı kültür ve medeniyetle yakın temas içinde olan, farklı ırk ve din mensupları ile değişik sosyal grupların bir arada yaşadığı Irak bölgesi, birçok siyasî ve fikrî hareketin de yoğunlaştığı bir merkez durumundaydı.

 Öte yandan Kûfe’nin Fars ve Yunan kültürüne âşina olan ve aklî ilimlerde bir hayli birikimi bulunan Hîre bölgesine yakınlığı da zikredilmelidir. Bundan dolayı tâbiîn döneminden itibaren bölgede canlı bir ilim ve kültür hareketinin ve re’y faaliyetinin bulunduğu görülür.

Ancak Irak fıkhının tâbiîn neslinde değil, II. (VIII.) yüzyılın ortalarında tebeu’ttâbiîn ve müteakip nesil sayılan Ebû Hanîfe ve öğrencilerinin döneminde sistemleşip ekolleşmesinin, uzun bir süre daha Irak fıkhı ve mensupları ehl-i re’y olarak anılsa da ileriki dönemlerde ve neticede Ebû Hanîfe’ye nisbet edilen bir mezhep olarak teşekkül etmesinin

Hanefi Mezhebi” kitap hakkında daha fazla bilgi edinmek için Ücretsiz pdf olarak almak için aşağıdaki indirme düğmesini tıklayın

Bozuk bağlantıyı bildirin
Siteyi Yardim Et

Leave a Reply

Your email address will not be published.