İSLAM MEZHEBLER HUKUKUNDA TAKLİD VE TELFİk
  • Kitap başlığı:
 Islam Mezhebler Hukukunda Taklid Ve Telfik
  • Yazar:
HAYRETTİN TANRIVERDİ
  • Kitap Sayısı
103
  • Dil:
Türkçe
  • Görünümleri:
  • PDF Doğrudan  
İndirme için tıklayın
  • Satın al  
Kağıt Kapak için

Islam Mezhebler Hukukunda Taklid Ve Telfik- örneği

ÖNSÖZ – İSLAM MEZHEBLER HUKUKUNDA TAKLİD VE TELFİk

Bismillahirrahmanirrahim

Allah’a hamd, Resulüne salat ve selam getirdikten sonra…

Yirminci asrin son on yılını idrak etmiş bulunuyoruz. Olanca hızlı değişimin çok anı ve bas dondurucu olması, insanın fonksiyonunu daha da artırmaktadır. Akil besduyu ve naklin ve hakem olarak tecelli ettiği insan, olayları dünür, değerlendirir ve zamanın verilerine göre bir sonucu verir. Bu onun aslı mesleği…

Kâinatın yaradılışından beri Müslüman, hep aksiyoner olma özelliğine itilmiştir. Bu onun kaçırılmaz sonu olmuştur. Beserin yaratılmasından önceki Varlıkların kâinatı fesada boğması neticesinde onun mutlak sonu olduktan sonra meçhul seneler akabinde ilahi emir gereği kâinata Allah’ın halifesi olma serefine nail olacak olan INSAN yaratılmış, teşrif edilmiş ve asil gayesine doğru ömrünü sarf etmektedir.

Bu gaye ve hedeftir. Fakat bütün saf gayelerin karsısında hemen hemen hep alternatifler çekmiştir. Gerek resmi gerek psikolojik ve gerekse edebi… Ama hedefin temsilcisi, ilahi otorite ile desteklendiği ve insan vücuduna uygun olduğu için daima başarılı olmuştur.

Beşerî mücadelelerin motoru; inanç kavgasıdır. Bu bir adeta ilahi prensip gibidir. Çok hızlı geçişlerin sağlandığı zamanımızda insan, teknikle adeta yaraşmaktadır. Makina-Insan ikilemi arasında her bocalayanda maalesef insan olmuştur. Yapmış oldu guseyin adina harika makina-kompitür bilgisayar demiş, ama daha sonralarida onun vazgeçilmez esiri olmuştur. Işte bu makina baskisi altında bocalayan insanı kurtaran da hep inanç, sat ve sağlam bir iman yapisi olmuştur. Bütün mesele burada düğümlenmektedir.

Incelememizde görüleceği gibi, mütevâtir hadislerde ümmetin 73 firkaya ayrılacağı ve bunlar için de “kurtuluşa erenlerin firkası olan “firka-i Naciye bütün ülemaca ehl-i Sünnet ve’l Cemaat olduğunda icma vardır. Ehli Sünnet inancı islam tarihi boyunca hep yikilmaya, ehl-i bidlat boyunduruğu altında yaşatılmaya calisilmiştir. Emevi ve Abbási dönemle rinde yaklaşık olarak üç asir (300 sene) ehli bid’at (mütezile) maalesef ehli sünnete galebe çalmıştır. Bu arada yaşayan ehl-i sünnet üleması, çok üzüntü veren olayları yaşamışlar ama bu da’vadan hiçbir zaman için dönmemişlerdir.

Ehl-i Sünnetin bu çabasi bugün zamanımızda ameli sahada; hanefi, Şafii, maliki, hanbeli olarak, itikadi sahada da Maturidi ve Eş’ari olarak karşımiza çıkmaktadır. Bugünün müslümanı, hayatının tanzimini artık bunlara göre değerlendirmesi lazımdir ve hatta istilahi bir kavram olarak ifade edecek olursak; şarttır. Kaçınılmazdır. Ama burada hemen bir çikinti yapacak olursak; cehalet, taassub ve inedran uzak olarak hayatin tanzimidir.

Islam Mezhebler Hukukunda Taklid Ve Telfik

Cehalet ve taassup, netice de kişilere öyle bir anlayış şekli doğurur ki, insan kendi kavgalarinin gereği olarak savunduğu şeyler; en doğru, en akli ve en mantiki si olarak tezahür eder. İşte o zaman da bilgiden uzak ve inada dayanan bir veri ortaya çikar. Bu da anlaşılmazliği sunar. Problemlerimizin kaynağı herhalde bu olsa gerektir.

Kitap “Islam Mezhebler Hukukunda Taklid Ve Telfik” hakkında daha fazla bilgi edinmek için Ücretsiz pdf olarak almak için aşağıdaki indirme düğmesini tıklayın

Bozuk bağlantıyı bildirin
Siteyi Yardim Et


for websites