MUVATTA
  • Kitap başlığı:
 Muvatta
  • Yazar:
Abdullah YÜCELAhmet M. BÜYÜKÇINARDurak PUSMAZImam MalikVecdi AKYÜZ
  • Kitap Sayısı
1713
  • Dil:
Türkçe
  • Görünümleri:
  • PDF Doğrudan  
İndirme için tıklayın
  • Satın al  
Kağıt Kapak için

MUVATTA – Kitap örneği

I- İMAM MALİK – MUVATTA

Hayatı ve Şahsiyeti:

Malik b. Enes b. Amir (93-179/712-795), Medine’de doğdu ve öldü. Dedeleri Yemen’den gelip Medine’ye yerleşmişti/ îmam Malik, hadis ve rivayet, fıkıh ve re’y ilimlerini tahsil etmiştir. Pekçok hocadan ders almıştır. Nafi, Abdurrahman b. Hürmüz, Muhammed b. Müslim b. Şihab ez-Zührî, Yahya b..Said, Rebiatu’r-Re’y bunlardandır. Abdullah b. Ömer’in azatlısı Na- fi’den îbn Ömer’in rivayetlerini, sahabîlerin amellerini ve Hz. Ömer’in tatbikatım öğrenmiştir.

İmam Malik tahsilini bitirip Medine hukukunu kavradıktan, liyakati konusunda’ içlerinde fıkıh ilmini öğrendiği yetmiş kadar büyük fukahanm şahitliğinden sonra fetva vermeye ve öğretime başlamıştır. îlk zamanlar Mescid-i Nebî’de ders okutuyor, fetva veriyordu. Daha sonra idrarım tutamama rahatsızlığından dolayı evine taşındı, orada ders okutmaya ve fetva vermeye devam etti.

Gerek camide gerekse evindeki derslerinde, Ebu Hanife’nin metodunun aksine, talebesiyle tartışma ve fikir alışverişinde bulunmaksızın sadece bilgi verme ve anlatma metodunu uyguladı. Bu sebepten sağlığında kendisiyle talebesi arasmda mevcut bir ihtilaf kaydedilmez. Ama vefatından sonra bazılarının onun fikirleri- ne muhalif görüşleri nakledilmiştir.  îmam Malik, uzun ömründe yedi Emevî, beş Abbasî halifesi,  otuz Medine valisi görmüştür.

îmam Malik, Hz. Ali evladını hilafet davasında haklı görürdü. 144/761 ‘de halife Mansur onu Mekke’deki Hasenîlere (Hz. Hasan taraftarlarına) göndermiş ve hilâfet iddiasıyla itham edilen Muhammed en-Nefsu’z-Zekiyye ve kardeşi İbrahim b. Abdillah kardeşleri istetmişti.

Bu, kendisinin umumî bir hürmet kazanmış olduğunu ve hiç olmazsa siyaset bakımından, hükümdara düşman olmayan bir vaziyet almış bulunduğunu gösterir. Muham- med en-Nefsu’z-Zekiyye, 145/762’de isyan etti ve Medine’yi zaptet- ti. Medine’liler iki arada tereddüt içinde kaldılar. Durumu îmam Malik’e sordular. O da Mansur’a yapılan bey’atın ikrahla, zor altında yapıldığını, ikrahın muteber olmadığını, mükrehin talâkı- nın bile sayılmadığını söyledi ve fetva verdi.

Bunun üzerine ihti- yatı elden bırakmayan şehir halkının çoğu en-Nefsu’z-Zekiyye’ye bey’at ettiler. Mansur’un ordusu en-Nefsu’z-Zekiyye’yi şehid etti. îmam Malik, ayaklanmaya faal olarak katılmayıp evinde kaldı. Buna rağmen 1 47/764′ te, ayaklanmanın başarısızlığa uğraması üzerine, Medine valisi CaTer b. Süleyman tarafından kırbaçla dö- vülmek suretiyle cezalandırıldı. Bunun sonucunda omuzu yerin- den çıktı ve omuzunda bir sakatlık kaldı ki bu şöhretini daha da arttırmıştır.

READ  İslam’da Boşanma ait HÜKÜMLER pdf

îmam Malik, daha sonra Abbasî halifeleri tarafından hürmet görmüştür. 160’ta Mehdî, Mekke’de Harem’de yapılacak inşaat vesilesiyle onunla münakaşa etmiş, ölüm yılı olan 179’da Harun Reşid hac münasebetiyle gelip onunla görüşmüştür.

îmam Malik, ayrıca Harun Reşid’e bir mektup yazarak, ona öğüt vermiş, Yüce Allah’ın öfkesinden sakındırmış, Allah’a itaat olan şeyi emretmesini, Allah’tan korkanlara danışmasını, kötüleri dost edinmekten kaçınmasını, mazluma yardım etmesini ve insanlara âdil davranıp adaletsizlikten kaçınmasını istemiştir, îmam Malik, çağındaki siyasî hayat konusunda nemelazımcı ve çekimser değildi, muhalefet konusunda gerektiğinde yerine getir- diği açık bir rolü vardı. Bütün bunlar, bazı şiî yazarların, kendisine muhalefet etme ve imamları Cafer Sadık’ın şahsmda Ehl-i Beyt’in fikhıyla reka- bet etmek için işbaşındaki Abbasî iktidarmca yönlendirilmiş olduğunu ileri sürmesinin, tarihî bir temelden yoksun bulunduğu- nu gösterir.

b) Usûlü ve İctihad Felsefesi:

 îmam Malik, ehl-i hadis ve Hicaz’ın reisi olarak tanınmıştır, ilim ve âlimlere büyük değer verir, Allah’ın kendisine lütfettiği ilmi, fark gözetmeksizin herkese verebilmek için büyük gayret göstermiştir. Abbasi halifesi Harım Reşid ‘in hacca geldiği sırada, oğulları Emin ile Me’mun’a ders verdirmek için kendisini huzuru- na çağırtması üzerine verdiği cevap meşhurdur: “îlim gelmez, ilme gidilir.”

Elli yıl kadar süren hocalık hayatında, hadis dersleri ve vuku bulmuş olaylarla ilgili görüş beyanı (fetva) olmak üzere iki çeşit ilmî faaliyeti sürdürmüştür. imam Malik her ne kadar ictihad ve istinbat konusunda bazı kaidelei açıklasa ve diğer bazılarına işaret etse de, ictihad ve hü- küm çıkarmaya dair kaide ve metodlarını, mezhebinin usulünü bizzat yazmamıştır.

Ancak Muvatta’daki bazı sözleriyle, bu kita- bın yanısıra el-Müdevvene adlı kitapta nakledilen içtihatlan, mensuplarına onun usulünü belirleme imkânını vermiştir. Buna göre imam Malik ‘in usulü şöyledir:

  1. Kur’ân’a başvurmak. 2) Sünnete başvurmak: Sünnetin sahih oluşuyla ilgili sıkı şartları vardır. Kıyası ve Medine’lilerin uygulamasını tercih eder. Çünkü Medine’lilerin uygulaması, babalarından ve dedelerinden gelmiş, mütevatir sünnet derecesindedir. . 3) tema, imam Malik, “el-Emfu’l-Muctemau aleyh” (ittifak edilen durum) terimiyle, sık sık icma’dan söz ederek, bunu bir de- lil olarak kabul etmiştir. 4) Re’y, imam Malik, bazılarına göre hadisçilerden sayılması- na rağmen, hüküm çıkarma yönteminde (istinbatta) re’ye de geniş yer vermektedir.
  2.  imam Malik’e nisbet edilen delillerden sahabe kavli sünnet içinde; kıyas mesalih-i mürsele; seddu’z-zerai, istihsan; ıstıshab ise re’y içinde düşünülmüştür. 5) Medine halkının ameli. imam Malik vahyi müşahede eden, Rasulullah’ın (s.a.v.) ….
READ  Buyuk Islam Ilmihali pdf indirin

c) Öğrencileri:

Mısırlı talebeleri arasında Malik ‘in müctehid talebelerinden biri olan, birçok âlim yanında, îmam Malik’den de ders alan Ab- durrahman b. Kasım; hocası tarafından Mısır fakihi ve müftüsü olarak adlandırılan Abdullah b. Vehb b. Müslim; Îbnul-Kasım’dar sonra Mısır fıkıh reisi olan Eşheb b. Abdilaziz el-Kaysî; Eşheb’ten sonra üstadlığa geçen, îmam Malik’in Muvatta’sım sema (bizzat duyma) yoluyla rivayet eden ve îmam Şafiî’nin de kendisinden çok faydalandığı Abdulah b. Abdilhakem el-Mısrî vardır.

Tunus’lu Ali b. Ziyad, îmam Malik ve Leys b. Sa’d’den ders okumuştur. Ailesi aslen Nişabur’lu olup Tunus’ta doğan Esed b. el-Fırat, Muvatta’yı îmam Malik’ten sema (bizzat duyma) yoluyla öğrendi; Irak’a gitti, Irak fıkhını öğrendi, Ebu Yusuf a Muvatta’yı rivayet etti.

îmam Malik ile Ebu Hanife, hac mevsiminde bir araya gelmiş, ilmî ve nezîh münazaralar yapmışlar, her ikisi de birbirini takdir etmişlerdir. Ebu Hanife’nin vefatından sonra oğlu Hammad, îmam Malik’e gidip birçok meseleleri sorarak ondan yararlanmış, îmam Malik de yine birçok fîkhî meselede ondan Ebu Hanife’nin hüküm ve delillerini sorup öğrenmiştir. Ebu Hanife’nin talebele- rinden îmam Muhammed, önce îmam Sevrî’den, sonra da üç yıl ….

NAMAZINI TAMAMLADIKTAN SONRA

 — SELAM VERMEDEN YAHUT İKİNCİ REKATTA OTURMADAN— KALKMAK

65. Büceyne oğlu Abdullah şunları anlattı: Resûlullah (s.a.v.) bize namaz kıldırırken iki rekât kılınca, tahiyyata oturmadan kalktı, cemaat de kalktı. Namazım bitirince selâm vermeden otur- duğu yerde tekbir alarak sehiv secdesi yaptıktan sonra selâm ver- di.* 5

66. Büceyne oğlu Abdullah (r.a.) der ki: «Resûlullah (s.a.v.) bize öğle namazım kıldırıyordu. îki rekât kılınca oturmadan kalktı. Namazı bitirince sehiv secdesi yaptıktan sonra selâm verdi. İmam Mâlik, namazda sehven dört rekâtı bitirdikten sonra kalkan, kıraatten sonra rükû yapıp doğrulduktan sonra namazı bitirdiğini hatırlayan kimse hakkında dedi ki: «Secde yapmadan oturur, hatta bir secde yaptıktan sonra hatırlasa bile, ikinci secdeyi yapmaz, teşehhüdü okuyup namazı bitince oturduğu yerde selâm verdikten sonra sehiv secdesi yapar.» 56 (55) Buharî, Sehv, 22/10; Müslim, Mesâcid, 5/85. (56) Buharî, Sehv, 22/1; Müslim, Mesâcid, 5/87. …

Kitap “Muvatta” hakkında daha fazla bilgi edinmek için Ücretsiz pdf olarak almak için aşağıdaki indirme düğmesini tıklayın

Bozuk bağlantıyı bildirin
Siteyi Yardim Et


for websites