Namazi Dosdogru Kilmak
  • Kitap başlığı:
 Namazi Dosdogru Kilmak
  • Yazar:
Faruk Beşer
  • Kitap Sayısı
162
  • Dil:
Türkçe
  • Görünümleri:
  • PDF Doğrudan  
İndirme için tıklayın
  • Satın al  
Kağıt Kapak için

Namazi Dosdogru Kilmak – Kitap örneği

NAMAZI DOSDOĞRU KILMAK

Prof. Dr. Faruk BEŞER

1952’de Trabzon’da doğdu. İzmit İmam Hatip Okulu ve Yozgat İmam Hatip Lisesi’nden sonra Atatürk Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesi’ni bitirdi (1978). / Aynı fakültede İslâm Hukuku dalında “İslâm’da Sosyal Güvenlik” adlı teziyle Doktor oldu (1986). / Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı olarak 8 yıl muhtelif görevler yaptı. İSAV ilmî sekreterliğinde bulundu. İslâmî İlimler Araştırma Enstitüsü’nde 6 yıl kurucu müdür olarak çalıştı (1986 -1993).

Malezya İnternational İslamic University’de Mukayeseli İslâm Hukuku ve İslâm Milletler Hukuku dersleri okuttu (1993 – 1994). / Sakarya Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’ne intisap etti (1994) / 1994’te İslâm Hukuku Anabilim Dalı’ndan Doçent, 2000 yılında da Profesör oldu. / Aynı fakültede iki yıl Dekan yardımcılığı yaptı. / 2000 yılında ABD’ne gitti ve University of Pittsburg’da 6 ay misafir Profesör olarak bulundu. / 2005’te bir yıllığına BAE Dubai İslamic and Arabic Studies Colledge’da fıkıh ve usulü fıkıh dersleri verdi.

Kanal 7’de 1995 -1998 yıllarında, “Fıkıh Penceresi” adıyla, üç yıl, 2003- 2005 yıllarında da “İslâm ve Hayat” adıyla iki yıl program yaptı ve günlük olayları fıkıh açısından yorumladı. (Yayınevimiz bu konuşmaları da kitap olarak basacaktır.)

Halen Sakarya Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde İslâm Hukuku Anabilim Dalı Başkanı olarak öğretim üyesidir.

Evli ve dört çocuk babasıdır.

Bir İki Söz

“Namaz Platformu” adı altında, namazı öğretmeye ve sevdirmeye çalışan bazı arkadaşlar bendenizi önce bir televizyon programına konuk etmişler sonra yine namazla ilgili geniş çaplı bir programa konuşmacı olarak davet etmişlerdi. Söylediklerimin bazıları hoşlarına gitmiş olacak ki, benden bunları bir kitapçık halinde yazmamı istediler.

Ben de, bu işi en iyi anlatacak olanın ben olmadığım düşüncesiyle önce tereddüt ettim, sonra, ‘en iyi iyinin düşmandır’ diye düşünerek işe koyuldum.

İyi ki de böyle bir karar vermişim, çünkü bu çalışma ile gördüğüm manzara şu oldu:

Biz insanlara namazı anlatıyoruz, önemine vurgu yapıyoruz, dosdoğru kılınması gerektiğini söylüyoruz ama bunları bizler de hakkıyla bilmiş değiliz.

İşte bu çalışma aslında bildiğimi zannettiğim, ama tam olarak bilmediğimi böylece anladığım bir konuyu bana önemli ölçüde öğretti.

Şimdi ihtiyatlı davranıyor ve yine de tam olarak öğrendiğimi iddia etmiyorum.

Ne var ki, bu işin sonu zaten yok. Önemli olan dosdoğru namaz kılmanın ne olduğunu anlama ve uygulama yolunda ve bilincinde olmaktır. Çünkü kılarken  maddî  ve  manevî  şartlarına  riayet,  ihlas  ve  huşu  sebebiyle  bir namazla diğeri arasında binlerce derece fark olabilir.

 Yeter ki sürekli daha iyisini yakalama yolunda olalım. Allah’ın (cc) bizleri “Allah’a inandım deyip dosdoğru olanlardan” ve “namazı dosdoğru kılanlardan” eylemesi duasıyla

Önemli Bazı Kavramlar

Her bilimin ve bilimin her konusunun kendine özel kavramları vardır. Bu kavramların olduğu gibi bilinmesi ve anlamanın onlarla sağlanması gerekir. Çünkü:

Başka hiçbir kelime bu kavramları karşılamaz, kavramlar tercüme edilemez.

Kavramların geçeceği her yerde açıklama yapmaya kalkışmak, söylenecekleri uzatır ve anlaşılmaz kılar.

Bu sebeple biz bu kitapçığımızda önce namazla ilgili bazı temel kavramları ve anlamlarını vereceğiz ve artık namazın bu kavramlarla anlaşılmasını tavsiye edeceğiz.

İşte olardan bazıları:

Huşu: Allah’ın huzurunda olduğunu bilerek, kalbi ve kalıbı ile gösterilen boyuneğiş.

İhlas: Sözlük anlamı, halis ve saf kılma. İster ibadetlerden, ister dünyaya ilişkin işlerden birinin sadece Allah için yapılmış olması, ona has/özel kılınması, yapılmasında başka hiçbir kişinin takdirinin ya da dünyevî bir menfaatin etkisinin bulunmaması.

Kıyâm: Sözlük anlamı ayakta durmak. Namazın ayakta kılınan kısmı.

Rukünlerinden, yani olmazsa olmaz parçalarından biri.

 Rukü: Sözlük anlamı eğilmek. Namazda kıyam’dan sonra eğilmek.

Namazın rukünlerinden biri.

Rukün (ç: erkân): Bir şeyi oluşturan ve olmazsa olmaz olan her bir parçası. Namazın rukünleri; kıyam, kıraat, rukü, secde ve teşehhüt için oturmaktır. Bunlardan birisi eksik olsa namaz olmaz.

Secde/sücud: Namazda Allah’a saygı için yüzü yere koyma. Namazın rukünlerinden biri.

Ta’dil-i erkân: Her bir rukne adil davranma yani her rüknün hakkını tastamam verme demektir. Ruküda sırtını dümdüz ve yere paralel yapma ve bir miktar durma, ruküdan ve secdelerden kalkınca yine bir miktar durup her bir ruknü diğerinden ayırma gibi şeyler ta’dil-i erkândan sayılır. Bunlara riayet edilmesi Hanefîlerde vacip, diğer mezheplerde farzdır.

Tahiyyat: Namazda her iki rekâtın sonunda oturup okunan dua. Bu dua Miraçta iken Efendimizle melekler arasında geçen bir selamlaşmadır.

Tekbir: Büyük Allah’tır anlamında, Allahu ekber deme.

Tespih: Sübhanellah demek. Bu kavramın anlamı o kadar kapsamlıdır ki, Türkçe ifadesi zordur. Tespih sadece Allah’a yapılır. Çünkü sübhanellah, yani seni tespih ederim demek, sende hiçbir eksiklik yoktur, sen yücelerin yücesisin, gibi bir anlama gelir. Ruküda söylenen, sübhane Rabbiyel-Azîm, ile secdede söylenen, sübhane Rabbiyel-Ala her ikisi de tespih cümlesidir ve her ikisinin anlamı da, Yüce Rabbimi tespih ederim demektir. Ama birisinde Allah’ın azameti, diğerinde ise, yücelerin yücesi olması vurgulanır.

Teşehhüt: Her iki rekâttan sonra oturup, içinde şahitlik cümlelerinin geçtiği tahiyyatı okuma. Çünkü Tahiyyat’ta, Allah’tan başka ilah olmadığına, Peygamberin onun kulu ve rasulü olduğuna şahitlik erdim, cümleleri vardır.

Namazı Dosdoğru Kılmak

Konu ile ilgili konuşmalarımda hep şunu söylerim: Bana müslüman adamın özelliklerini tek kelime ile anlat deseler, dürüstlük, derim. Yani istikamet. Dosdoğru olmak, güvenilir olmak.

Efendimize birisi sormuş: Ey Allah’ ın Rasulü, bana öyle bir şey söyle ki, çok kolay olsun ama ben onu yapınca cennete girebileyim.

“Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol”, buyurmuş. Yine bana İslam’ı tek kelime ile anlat deseler, namaz, derim, dosdoğru kılınan, yani ikame edilen namaz. İkamet ve istikamet…

İlginçtir ki, bu kelimelerin her ikisi de kamet kökünden gelir. Kamet,

dimdik olma, ayağa kalkma, dosdoğru olma demektir.

O halde dosdoğru bir müslüman olabilmek için namazı dosdoğru kılmak gerekir.

Allah’a verdiği sözde dürüst olmayan birisi, insanlara karşı nasıl dürüst olabilir ki?

Gerçekten de namazı dosdoğru kılabilmeyi başaran bir müs-lümanın, İslam adına yapamayacağı, zorlanacağı başka hiç bir sorumluluk olamaz.

Bunu tersinden de söyleyebiliriz:

Namazı terk eden bir müslümanın çiğneyemeyeceği başka bir emir, yapamayacağı başka bir kötülük yoktur.

Şöyle de diyebiliriz – Namazi Dosdogru Kilmak

Namazı terk etme kadar büyük bir kötülüğü yapabilen birisi, başka hangi kötülüğü yapamaz ki?

Namazı dosdoğru kılabilme başarısını gösteren bir müslüman, İslam’ın başka hangi emrini yerine getirmekte zorlanır ki?

Bundan olacak ki, Kuranı Kerim’in namazdan söz eden bütün ayetleri, namaz kılma ifadesini değil de, namazı dosdoğru kılma ifadesini kullanır. Ve kötülüklerden alıkoyan namazın, dosdoğru kılınan namaz olduğunu söyler:

“Sana vahyedilen Kuran’ı oku ve namazı dosdoğru kıl. İşte bu namaz insanı aklın kötü gördüğü şeylerden / fuhuştan ve dinin kötü gördüğü şeylerden / münkerden alıkoyar”.

Birazcık Arapça bilen herkes anlar ki, ayette geçen innes-salate ifadesindeki es-salate, bilineni ifade eder ve işte bu namaz, anlamına gelir. “Namazı dosdoğru kıl. İşte bu namaz…”. Yani dosdoğru kılınan namaz…

O halde rahatlıkla şöyle söyleyebiliriz:

Dosdoğru bir müslüman olabilmek için namazı dosdoğru kılıyor olmak gerekir.

Şunu da söyleyebiliriz:

İnsanları kötülüklerden alıkoymayan bir namaz, dosdoğru kılınan bir namaz değildir.

Bir müslüman düşünün ki, beş vakit namaz kılıyor, bununla birlikte insanları aldatıyor, sözünde durmuyor, kul hakkı yiyor. Yani dosdoğru/dürüst bir müslüman değil…

O halde denklemin sonucu bellidir:

Bu adam dosdoğru namaz kılmıyor.

İşte bu gün, ben müslümanım deyip, beş vakit namaz kılanların en büyük problemlerinden birisi budur.

Türkiye’de namaz kılma oranı diğer İslam ülkelerinden geri değildir. Hatta çoğundan ileridir. Araştırmalar bunu gösteriyor. Ama ahlak problemimiz de halen devam ediyor.

Eğer sadece namaz kılmakta olanlar, dosdoğru namaz kılmış olsalardı bu ülkede dürüstlük hâkim olurdu. Zaten dünyada kurulacak hiçbir toplumda kötülüklerin tamamı kaldırılmış olamaz. Önemli olan, iyiliklerin ve güzelliklerin hâkim olmasıdır.

 Namazın dosdoğru kılınmaması konusunda elbette imamlarımızın da çok büyük kabahatleri vardır. Eğer onlar namazı sadece bir memuriyet görevi olarak değil de, dosdoğru kıldırsalardı ve insanlara böyle bir namazın nasıl olduğunu hem uygulayarak, hem anlatarak gösterselerdi, dosdoğru namaz kılanların sayısı çok daha fazla olurdu. Kötülükler de o nispette azalırdı.

İmamlar konusuna sonra tekrar döneceğiz.

Namazi Dosdogru Kilmak, Namazi Dosdogru Kilmak,

Kitap “Namazi Dosdogru Kilmak” hakkında daha fazla bilgi edinmek için Ücretsiz pdf olarak almak için aşağıdaki indirme düğmesini tıklayın

Bozuk bağlantıyı bildirin
Siteyi Yardim Et


for websites