Fikhi Ansiklopedisi
  • Kitap başlığı:
 Fikhi Ansiklopedisi
  • Yazar:
Vehbe Zuhayli
  • Kitap Sayısı
5340
  • Dil:
Türkçe
  • Görünümleri:
  • PDF Doğrudan  
İndirme için tıklayın
  • Satın al  
Kağıt Kapak için

Fikhi Ansiklopedisi- Kitap örneği

SUNUŞ – FIKHI ANSİKLOPEDİSİ

Kısa geçmişine nazaran okuyucu nezdinde kazandığı büyük ilgi halesi ve güven neticesi Risale Yayınlan okuyucularının da destek ve teşviki ile temel eserler dizisi başlatmış bulunmaktadır. Bu serinin ilki olan elinizdeki eser bütün İslam Dünyasının gerek ilim çevrelerinde gerekse halk tabanında büyük kabul gören, tabir yerindeyse, büyük bir fıkıh külliyatıdır.

Eserin yayına hazırlık çalışmaları iki se­ neye yakın bir süre almıştır. Her biri sekiz yüz-dokuz yüz sahife civarında sekiz büyük ciltten oluşan eserin Türkçemize on cilt halinde kazandırılması planlanmıştır.

İnsanlara dinlerini öğretecek yahut da dinlerini uygulama yollarını gösterecek bir çalışmanın çok hassas ve ciddi bir mesele olduğunun şuuru ile eserin tercümesi üzerinde titizlikle durulmuş, tercümeler dizilme safhasına gelmeden önce çeşitli açılardan kontrol edilmiş, icap ettikçe kaynak gösterilen eserlerdeki ilgili yerlere bizzat müracaat edilerek verilmek istenen bilgilerin en sıhhatli bir şekilde aktarılmasına çalışılmıştır.

“Asrımızda Müslümanların esas problemi amel noktasındadır: İslamın ibadet­ ler muamelat, dış ilişkiler ile ilgili hükümlerini kendi nefsinde, aile hayatında yaşama ve toplumda uygulama yönünden dinleriyle nasıl amel edeceklerdir. Problem buradadır.” diyen yazar elinizdeki eserde -en geniş anlamıyla- İslam Fıkhını bütü­ nüyle kuşatıcı bir şekilde ele alıp incelemiştir.

 İslam Fıkhının büyük küçük hiç bir yönünü ilunal etmemiş, geçmiş alimlerimizin bize bıraktığı ve tüm araştırmacıların dinimizi anlama ve anlatma yönünden hiç bir zaman göz ardı edemiyeceği zengin mirastan istifade ederek her fıkıh mezhebinin görüşünü o mezhebin delilleriyle ve o delillerin muhakemesiyle sunmuş, bunu yaparken de bütün eser boyunca İslamın temel ve değişmez değerleri karşısındaki çağdaş müslümanın içinde bulunduğu konumu göz önünde bulundurarak onun karşılaştığı problemlerin çıkış yollarını vermeye çalışmıştır.

Bunun neticesi olarak insanın Allahu teala ile olan bağı olan ibadetleri, insanların diğer insanlarla ilişkisini belirleyen muamelat konularını yeni bir üslup ve bakış açısıyla ele almıştır. Aynca günümüzde sıkça karşılaştığımız ekonomik meseleler, İslamın hukuk felsefesi, İslamın devlet yapısı gibi konulan klasik fıkıh kitaplarından farklı bir tarzda ve ilmi bir yaklaşımla incelemektedir. Gerek kapsamı ve ilmi üslubu gerekse kendisinden istifadenin kolaylığı ve sistema­ tiği açısından İslam dünyasında fıkıh alanında yazılan en geniş fıkıh eseridir. Bu

READ  HUKUK TARİHİNDE ISLAM HUKUKU pdf

 gerçek göz önünde tutularak eser Türkçemize “bütün bilim dallarındaki ya da belir­ li bir alandaki bilgileri kapsamlı ve düzenli biçimde sunan başvuru kaynağı” olarak tanımlanan ansiklopedi başlığı altında sunulmuştur. Eserin, okuyucunun da farke­ deceği gibi, bir çok açıdan -gerek Türkçe gerekse Arapça- fıkıh sahasındaki diğer eserler arasında seçkin bir yeri vardır.

Kitabın dilinin her hangi bir okuyucu tarafından anlaşılır olmasına özen göste­ rilmekle beraber fıkıh terimlerinin tercümesine değil, bu terimlerin izahları yoluna gidilmiştir. Aynca bu eserin eski-yeni fıkıh kitaplarından kendisini farklı kılıcı bir özelliği olan delillerin tahlil ve tenkidi verildiğinden, eserde kullanılan özellikle hadis terimlerinin izahı ilk cild sonunda verilmiştir. Eserin en son cildinde ise siste­ matik bir indeks verilecektir

İslam dininin Müslümana yönelttiği gerek ferdi gerekse toplumsal bütün hi­ taplarıyla ilgili yazılmış olan ve fıkıh ilminin her hangi bir konusunda kişiyi diğer eserlere muhtac bırakmıyacak genişlikte kılavuz bir eser yayınladığımıza inanıyo­ ruz. Bu açıdan “İslam Fıkhı Ansiklopedisi”nin Türkçeye kazandırılmasını bu saha­ da bir merhale olarak görüyoruz.

Allahu teala’dan bilgimizi arttırmasını ve bize bildiğimizi uygulamayı nasip etmesini niyaz ederiz.

TAKSİM (PAYLAŞTIRMA)

İki türlü taksim vardır. Birincisi aynların taksimi, ikincisi de menfaatlerin tak­ simi (muhayee-nöbetleşe yararlanma). Bunların her birisi ortak m allar hakkında söz konusu olmaktadır.

AYNLARIN VEYA RAKABELERİN TAKSİMİ

Buna: “ayn/arın taksimi” veya “zatların taksimi” denildiği gibi “rakabelerin taksimi” adı da verilir.

1. Taksimin Tarifi

Sözlükte “taksim”, payın ayrılması veya dağıtılmasıdır. Şer’an fakihler tara­ fından yapılmış birbirine yakın tanımları vardır. Hanefiler şöyle demektedir: “Şayi’

(malın her cüzüne dağılmış olan bir payı muayyen veya özel bir mekanda toplayıp bir araya getinnek demektir.”[01] Tebyinü.’l-/lakaik, V, 264; ed-Dürrü’l-Muhıar, V, 178; TekmileUi Feıhii.’l-Kadir, VIII, 2; el­ lii.bab, iV, 91 Mecelle‘nin 11 14 ncü maddesi ise taksimi şöylece tarif etmektedir: “Taksim, şayi’ ol;ın bir hisseyi tayin etmektir. Yani zira, ağırlık veya ölçmek gibi herhangi bir ölçü birimi ile hisseleri birbirinden ayırdetmek demek­ tir.” Veya, paylan birbirinden ayırmaktan ve birini öbürü ile değiştirmekten (müba­ dele etmekten) ibarettir. çünkü her bir ortağın payı veya mülkü, paylaştırılan şeyin bütün cüzlerini kapsayacak vaziyettedir.

Paylaştı rma meydana geldiği takdirde, onun payına hem kendisinin mülkü olan bir parça düşmekte hem de pay ettiği arkadaşının mülkünden bir kısım düşmektedir. Çünkü bu mal pay edilmezden evvel her ikisinin de eşit m iktarda hakkı olan bir bütün idi. Paylaştırma sonucunda ortaklar arasında her birisi belli bir ivaz (bedel) karşılığında kendine ait yarım hisseden vaz geçerek m übadele gerçekleşmektedir. Söz konusu bu mübadelede ivaz (bedel) ise öbür ortağa ait olan yanın hissedir. [02]el-Bedayi VII, 17.

Mübadelenin manası (yani hakkının ivazını -karşılığını- almasının m anası) karşılıklı rıza ile yapılan paylaştırmada gayet açıktır. Mecburi paylaştırma ise, or­ takların hakimden istemeleri dolayısıyla gerçekleşmektedir ki, bu istek onların mü­ badeleden yana razı oldukları anlamını ihtiva eder. Paylaştırmanın m übadele ma­ nasını ihtiva etmesinin sebebi şudur: Onlardan her hangi birisinin eline geçen şeyin bir kısmı kendisine, bir kısmı da öbür aıkadaşına ait idi.

READ  Buyuk Islam Ilmihali pdf indirin

O arkadaşının payı arasında bulunan hakkının karşılığında bir ivaz (bedel) olarak arkadaşına ait olanı almakta­ dır. İşte bu bir bakıma mübadele, bir bakıma da i fraz, ayırma demekti r. Tartılan ve

ölçülen şeylerde arada bir fark olmadığından dolayı zahir olan i frazdır. Ancak tar­ tılmayan ve ölçülemeyen şeylerde ise, arada farklılık olduğu�dan dolayı açık ola­ rak görülen mübadeledi r. Borçlunun malının satışında olduğu gibi mübadeleye mecbur tutmak da caizdir.

VELAYET – Fikhi Ansiklopedisi

Velayet raşfd durumdaki büyük bir kişinin k!lsır durumundaki birinin şahsi ve mali işlerini yüıiunesidir. Kasır ise eda ehliyetini tam olarak bulundurmayan kim­ seye denir. Bunun sebebi mümeyyiz olmayan kişinin durumunda olduğu ehliyeti kaybetmek olsun, yahut mümeyyiz olup da bazı yönlerden noksan ehliyete sahip olmak olsun fark etmez.

Hanefiler, istesin veya istemesin sözün başkası hakkinda uygulanmasıdır diye tarif etmişlerdir

Fikhi Ansiklopedisi,Fikhi Ansiklopedisi,Fikhi Ansiklopedisi

Evlilik konusunda Hanefüerin dışındakilere göre velinin aklin ıikünlerinden bir ıiiln olduğunu beliişlerdir. Hanefilere görc küçük çocuk.deli ve kölenin ni­ kahında ise sihhat şartı olduğunu söylemiştik.

Fıkhf nazaıiyelcr bölümünde de velayetin iki kısım olduğunu görmüştük: Şahsa velayet ve mala velayet. Şahsa velayet: Kasır’ın bakım, koruma, eğitim öğre­tim ve evlendinne gibi şahsi işlerini gözcuncktir…

1.Şahsa Velayet

Şahsa veli ve yetkileri:

Hanefi mezhebinde (2) şahsa veli, oğul, sonra baba, sonra dede (babanın ba­ bası), sonra erkek kardeş, sonra da amcadır. Yani onlara göre kasır hakkındaki şahsi velayet mirasçı olmadaki sınılamaya göre asabc için sabit olur: Oğul, baba, erkek…

Fikhi Ansiklopedisi” kitap hakkında daha fazla bilgi edinmek için Ücretsiz pdf olarak almak için aşağıdaki indirme düğmesini tıklayın

Bozuk bağlantıyı bildirin
Siteyi Yardim Et


for websites

References / Footnotes

01 Tebyinü.’l-/lakaik, V, 264; ed-Dürrü’l-Muhıar, V, 178; TekmileUi Feıhii.’l-Kadir, VIII, 2; el­ lii.bab, iV, 91
02el-Bedayi VII, 17.